Bebek Gedik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bebek Gedik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2010 Pazartesi

Sonsöz! Oğluma,

Merhaba Oğlum
Uzun bir yolculuğun başındasın. Allah’ın(c.c) izni ile bu yolculuğa beraber başladık, inşallah uzun yıllar beraber devam ederiz. Senin geçeceğin yolların çoğunu biz büyüklerin olarak geride bıraktık. Bu süre zarfında pek çok şey yaşadık. Bunlar hatıra olarak geçmişte kaldı. Yaşadıklarımızdan öğrendiklerimiz ise tecrübe olarak bizle yola devam ediyor.
Seninle geçen 10 aylık bu süre hepimiz için bir ilkti. Beraberce hep yeni şeyleri yaşayıp, yeni şeyleri öğrendik. Geçmiş yazılardan da göreceğin gibi 10 ay senin içinde bizim içinde sorunsuz geçti. Yaşadıklarımız hatıralara hep güzellikler bıraktı. Bu süreçte senin yaptığın bir şey yoktu. Sen bizlerin yaptıkları neticesinde doğal sürecini tamamladın. Gördüğüm kadarı ile güçlü ve iradeli bir çocuktun. Yapman gereken tüm görevleri zamanında ve başarı ile gerçekleştirdin.
10 Aylık bu sürede en fazla yükü annen taşıdı. Vücudundaki inanılmaz değişimlere uyum sağlarken, kendini, seni ve bizleri düşünerek iyi şeyler yapmaya çalıştı. Şu anki sonuca baktığımızda bunda başarılı oldu. Üstüne üstlük çok fazla korkmasına rağmen, tüm cesaretini toplayarak Seni Normal doğumla dünyaya getirerek, sana ve kendine büyük bir iyilik yapmış oldu.
Sevgili Oğlum,
Bu yazdıklarımı zamanla yavaş yavaş anlamaya başlayacaksın. Bu yazdıklarımın çoğu ilk okumalarında belki de bir anlam ifade etmeyecek sana. Ama biliyorum ki zaman geçtikçe, sen büyüdükçe her şey daha bir farklı gelecek sana. Yaşadıkların ve bulunduğun ana göre bu satırlar farklı anlamlara bürünecek. İnşallah yaşamının tüm anlarında bu satırlar sana güzel şeyleri çağrıştırır ve iyi bir hayatın içindeki rehberin olur.
Evet Oğlum,
Bu yazı ile sana gelecek yaşamında karşılaşabileceğin çeşitli durumlar ile ilgili birkaç ip ucu, birkaç öneride bulunacağım... Bunu yapmakta ki amacım, geçmişimden bana miras olan hayat tecrübemi senin gelecekteki yaşamın için faydalı bir şekilde kullanma isteğimdir. İnsanlar farklı zamanlarda farklı hayatlar yaşasa da, hayat temelinde aynı şeyleri sunar onlara. Aynı şeylerle ödüllendirir, sınar, cezalandırır, sıkıştırır, şımartır, üzer, sevindir. Farklı olan tüm bu değişik durumlara insanların verdiği tepkilerdir.

· Hayat herkese eşit davranır. Sadece insanlar geleceği göremediklerinden, o anki yaşadıkları ile hayatı yargılar. Yaşadıkların konusunda hayatı sorumlu tutma. İyisi de kötüsü de hayatın bir parçasıdır. Sen hayatın sundukları karşısında nasıl davranacağını bilmelisin.
· Hayat düz bir çizgi değildir. İçinde başarı kadar, başarısızlıkta, Umut kadar umutsuzlukta , Keyif kadar acı da, Kazanmak kadar kayıp etmekte, Sağlık kadar hastalıkta, Mutluluk kadar üzüntü de, doğru kadar yalan, sevgi kadar nefrette vardır. Sende düz bir çizgide yürümeye çalışma. Tüm bu farklılara karşı hazırlıklı ol, donanımlı ol, uyanık ol. Hayat sana ne sunarsa sunsun, sen kendi yolunda yılmadan yürü. Attığın her adımda karşılaştığın zorluklar seni daha güçlü, kolaylıklar ise daha mutlu kılacaktır. Sen hayatın zorluklarından yılma, kolaylıklarına da kanma.

· Hayatta karşılığı olmayan hiç bir şey yoktur. Başarının karşılığı çalışmaktır. Tembelliğin karşılığı başarısızlıktır. Kolayında, zorunda mutlaka bir karşılığı bir bedeli vardır. Çalışmadan kazanılan her başarıda bir şeylere, birilerine borçlanma vardır. Unutma! Zenginliğinde, fakirliğinde; gücünde, zayıflığında; Şöhretinde, sıradanlığında bir bedeli vardır. Hayattan alacaklı ol ama mümkünse borçlu olma.
· Hayattın temelleri geçmişin üzerine atılır. Geçmişini unutma. Ona sahip çık. Köklerin ne kadar güçlü ve sağlıklı olur ise, o kadar dirençli olursun ve dik durursun hayatta.
· Ömrün boyuncu sürekli tavsiyeler, öneriler, nasihatler alacaksın. Bu ailenle başlayıp, öğretmenlerine, arkadaşlarına, yöneticilerden, hiç tanımadığın kişilere kadar, çeşitli şekillerde bunlar olacak. Çoğu genelleşmiş olan bu söylemler sana birer uyarıcı olacak. Ne olursa olsun, kim söylerse söylesin bunları kulak ardı etme. Bir şeklide bu söylemler üstünde düşün ve kendine uygun şeklide değerlendir.
· Hayatta hiç kimseye bağlı kalma. Kendi başına ayakların üzerinde dur ki yalnız kaldığında zorlanmayasın. Kimsenin merhametine, desteğine, iyi niyetine bağlı olmasın hayat. Sen kendi isteklerin doğrultusunda yönlendir onu
· Belli bir zaman sonra sorumlulukların başlayacaktır. Sen sen ol hiçbir sorumluluğundan kaçma. Gerekleri neyse onları gerçekleştir.
· Öncelikle kendine güven, kendine saygı duy, kendini sev. Sen kendine ne kadar güvenirsen o kadar başarılı olursun.
· Hayatta karşılaşacağın, tanışacağın hiç kimse ailenin yerini tutamaz. Ailenle doğuştan gelen bir bağ vardır. Bu hiçbir karşılığa hiçbir çıkara bağlı değildir. Sonradan kurulan bağların mutlaka bir karşılığı vardır. O nedenle bir yere kadar bağlı kalır. Ailen senin var olduğun sürece vardır.
· Sözün eri ol. Onun için tutamayacağın hiçbir sözü verme, yapamayacağın hiçbir şeyi vaat etme.
· İnsanlara kim olursa olsun hayatını, geleceğini bağlama. Herkesin bir hayatı vardır. Ve her kim kendi yönlendire bilirse onu o kadar mutlu ve başarılı olur.
· Yaptığın hiç bir şeyden pişman olma. Pişman olacağın hiçbir şey yapma. Hayat akıp gider, pişmanlıkların da keşkelerin de hiçbir anlamı yoktur. O nedenle her şeyi yerinde ve zamanında yap.
· Hiçbir şeyin kolayına kaçma. Kolay telafisi olmayan sıkıntılara yol açabilir. Çalışırken de, konuşurken de, düşünürken de.
· Çok konuşmak marifet değildir. Yerinde ve zamanında konuşmak marifettir. Sözü kıymetli olan ol, boş boğaz olma.
· Hayat güzel ve eğlencelidir. Her zaman bu tarafından bak. Hayatın güzelliklerini kaçırma. Tüm çalışmalar, tüm yorulmalar, tüm fedakârlıklar hayatın güzelliklerini yakalamak içindir. O nedenle güzellerini kaçırma.
· Her şeye, herkese, gücünde yetmez zamanında. Boş hayaller, olmayacak şeyler peşinde olma. Yeteneklerin ve gücün oranında hedefler koy ki başarıp, ulaşabilesin. Başarabildiklerin, yapabildiklerin kadar mutlu olursun. Mutluluğunu imkânsız şeylere bağlama.
· Hayatın boyunca aşırılıklara kaçma. Sevinirken, üzülürken, gururlanırken, yerinirken, kazanırken, kayıp ederken hep ölçülü ol. Unutma! Hayatta hiçbir şey daim değildir. Zamanla her şeyin terside gerçekleşebilir.
· En önemlisi hem bedenen hem ruhen kendini iyi işle. Kendini geliştirmek için çalış, çalış, çalış. Hem bedenen hem zihnen kendini zorla, geliştir. Tembellik tüm olumsuzlukların başlangıç noktasıdır. Kat ettiğin her aşamada daha güçlü ve mutlu olacaksın. Hedeflerin ve hayallerin de ona göre ilerleyip, gelişecektir.
· Sevgili Oğlum, İnsan nefsi ve bedeni kolaya, tembelliğe, keyfe yatkındır. Seni hep bunlara doğru yönlendirir. Sen iradenle, çalışmanla, azminle bunu değiştirebilirsin. Hayatın nihai amacı da budur; Nefsini kontrol etmek, onu iyiye ve doğru olan doğru yönlendirmektir. Bunun için zorluklardan yılma ve çalış, çalış, çalış. Zamanla göreceksin, çalışmak seni güçlü ve mutlu kılacaktır.
· Hayat sana istediklerini sunmaz. Hayat sana, istediklerine ulaşma imkânı sunar. Eğer istediklerine ulaşmak için çalışırsan, gelişirsen, güçlenirsen bunu başarabilirsin.
Evet, Kemal Egemen epey uzun oldu. Bunlardan ne kadarı sana bir şey ifade edecek bilemiyorum. Umarım genel olarak sende iyi duygular uyandırır ve hayatındaki güzelliklere katkı sağlar. Bende bu yaşıma kadar pek çok nasihat aldım, hikâye dinledim. İçlerinde beni etkileyen, üzerinde nasıl olur diye çok düşündüğüm tek bir söz kaldı zihnimde. Ve yakın bir zamanda anladı ki her şeyin başlangıcında bu var. Bu söz üstünde uzun uzadıya düşünüce, hayatı bu söz ile yargılayınca mutlaka cevaplar bizde çıkıyor, kendimizde.
Sevgili Oğlum, zamanın bir anında 18’li yaşlarımda aldığım bu nasihat, bu söz, tüm bu dediklerimin çimentosu olabilir. Bu sözle yoğrulmuş nasihatler daha güçlü ve uygulanabilir olur. Beni çok etkileyen ve hayatımın dönüm noktalarında aldığım kararların temel dayanaklarından biri olan bu nasihatin seninde hayatında iyi şeylere vesile olmasını temenni ediyorum.
Patronlarımdan biri, üniversite sınavını kazanıp, Adana’da başlayacağım yalnız yolculuğuma beni bu nasihat ile göndermişti.
“Sen, hayatında pek çok şey yapacaksın. Bunların kimi doğru, kimi yanlış olacak. Kimi yararlı kimi zararlı olacak..Ne yaparsan yap, ne karar alırsan al, hiç önemli değil. Hayatın boyunca tek bir şey yapma; “Kendini hiç kandırma”
Evet Oğlum,
10 ay önce başladığımız bu yolculuğu, senin doğumunla sonlandırıyoruz. Bundan sonra Senin hayatın başladı dünyamızda. Bu uzun yazı ile bloğu kapatıyorum. Sen artık Kemal Egemen Gedik olarak hayatına devam edeceksin. Bizler ailen olarak yaşamımız süresinde yanında olacağız. Büyüdükçe yürümeye, konuşmaya, okumaya, yazmaya, kendi ayakların üzerinde bir şeyler yapmaya başlayacaksın. İşte O anlarda kendi ayakların üzerinde yürümeye başladığında bu satırlar olsun isterim yanında. Biliyorum ki gün gelecek kendi kararlarını almaya başlayıp, kendi hayatını bizlerden bağımsız olarak şekillendireceksin. Ve bazen zor kararlarında, zor anlarında yanında olamayabileceğiz. İşte O anlarda güçlü ve iradeli olarak doğru olanı yapacağını biliyorum. Seninde bunun farkında olmanı ve sana bir dayanak oluşturmasını diliyorum. Güzel bir hayatın olsun Oğlum.

ilk Babalar Günüm


Merhaba! Ne kadar da aranızda olsam, bu benim ilk babalar günüm... Babama bu duyguyu yaşattığım ilk yıl... O çok mutlu... Şimdiden benimle gurur duyuyor...Bu sayfaların sonuna geldiğimiz bu zamanda kapanışı da babalar günü ilki ile yapmak babama güzel bir jest olacak...Bundan sonraki ilkleri artık aranızda yaşıyacağımdan bu sayfalara gerek kalmadı. Bende artık Bebek Gedik olmaktan çıktım. Benimde artık bir adım bir kimliğim var...Babama sevgilerimi sunarken, bu ilgi ve sevgisinin bir ömür sürmesini diler, ona layık bir evlat olmayı temenni ediyorum... Bu vesile ile tüm babaların babalar gününü kutlar, güzel günler dilerim.

31 Mayıs 2010 Pazartesi

İlk Formam


Önceleride söylemiştim. Bu bir aile geleneğimiz. Rengimizi önceden belli etmek. Şimdide rengimize uygun formayı giyme zamanı...Şimdilik bunu sanal ortamda gerçekleştiriyorum. Babamın katkıları ile adıma özel ilk forman tasarlandı. İnşallah gerçeğini yeşil sahalarda giymek nasip olur. Babamın hayali bu formayı Şampiyonlar Liginde giymem...Bakalım yeteneklerim ve benim hayallerim buna uygun olacak mı? O da kader... Yaşayıp hep beraber inşallah göreceğiz...

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Mutlu Sona Az Kaldı

Bu babamın yaptığı bir çalışma. İnternette bulup beğendiği iki resmi birleştirip bu notu düşmüş altına ki, aradan yaklaşık 5 yıl geçmiş... Bu çalışmayı, annemle evlilik yolunda emin adımlarla yürürken yapan babam, ne kadar da ileri görüşlü olduğunu göstermiş. Ne kadar da 3 yıl sonra evlenselerde bi şekilde gelecek güzel günleri sezebilmiş. Şimdi de bu resmi benim doğumum için kullanıyor. Onun önsezilerine güvenerek bende diyorum ki " Mutlu Sona Az Kaldı". Bu kaydı babamın yaşam felsefesini özetleyen bir sözü ile yaparak, kendisini saygı ve sevgilerimle selamlıyorum.
" Herşey zamanla anlamını bulur, Sabır insanı doğru yoldan götürür"

28 Mayıs 2010 Ara Kontrol

39 Hafta 5 günlüğüm. 28 Mayıs 2010 tarihinde sabah 9:00 annemle ara kontrolle gittik. NST Çekildi. NSTde sancı göründüğünden doktorum ayrıntılı bir muayene yaptı. Tüm işaretler doğumun yaklaştığını gösteriyor. Rahimde yumuşama ve sancı buna işaretmiş. Hayırlısı ile mutlu sona, yeni bir hayata başlıyoruz. Kendi dünyamdan sizin dünyanıza doğru yoldayım. Allah'ın(c.c) izni ile dünyadaki maceralarım başlıyacak. İnşallah hayırlısı Uğurlusu olur. İnşallah kendime ve çevreme güzel şeyler yaşatırım...Görüşmek üzere ablalar ve abiler..Görüşmek üzere ailem ve akrabalarım...

25 Mayıs 2010 Salı

Kontrollü Muayene 25 Mayıs 2010

Evet bir muayene zamanı daha...Her zamankinden daha kilollu ve her zamankinden daha fazla yorucu olmaya başladım. Annem epey zorlanmaya başladı. Doğum nasıl olacak diye daha fazla düşünmeye ve daha fazla korkmaya başladı...Doğum olayı gözünde büyümeye ve geceleri kabusu olmaya başladı...Sezeryanla doğum konusunda babamdan daha net bir destek istiyoror. Muayenemiz 25 Mayıs 2010 saat 9:30'ta idi. USG ve NST Yapıldı. Kilom 3,348kg boyum 50cm civarı olmuş. NST de biraz sancı olunca doktorum daha bi ayrıntılı muayene etti...Sonuç olarak son bi iki haftam daha var...Eğer bu 2 haftadada doğum olmazsa suni sancı ile, daha da olmazsa sezaryen ile beni doğurtacaklar...Şu an 38.Hafta bitti. Görünürde hiç bir sıkıntı yok.Allah'ın (c.c) izni ile her şey yolunda...Görüşmek dileği ile eyvallah! (Annem bunu okursa diyeceği:Babasının oğlu! Evvallah koçum :)

Sevgili Anneciğim!

Sevgili anneciğim merhaba, Ben oğlun Kemal Egemen. Anneciğim!Biliyorum seni çok zorluyorum, kilomda epey oldu. Hareketlerim daha bir ağrı verir oldu sana. Ayrıca uyku da uyuyamıyorsun, yemek yiyemiyorsun, benim yüzümden yürüyemiyorsun, biliyorum. Ve biraz sessiz kalınca hemen endişelenip, tüm dikkatini bana da veriyorsun. Tüm bunlara ek olarak bir de beni doğuracaksın, onunda korkusu ayrı...Hepsi için sana minnettarım canım annem..Ama lütfen, bana ne zaman doğucan diye sorular sorma! Bugün de doğmadım diye bana kızma! "Hadi artık doğ" diye de beni kandırmaya çalışma anne...Hiç birini yapamam, benim elimde olan birşey değil...Ve lütfen! Bunları yapamıyorum diye de bana küsme...Anne küçük olan benim...O yüzeden ellerinden saygılarımla öper, gereğini yapmanı rica ederim...

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Kontrollü Muayene 17 Mayıs 2010

Bir pazartesi günü daha geldi ve ben hala doğmadım. 38.haftayıda anne karnıda gördüm. Muayene sonucuna göre kilom:2.950, boyum da:50cm civarı. NST ve USG çekimelride yapıldı. Herşey yolunda şimdilik. Doktorum 08 Hazirana kadar bekleyebileceğimizi söyledi. Eğer o tarihe kadar doğmazsam, suni sancı ile benim doğumumu başlatacaklarmış. Doktorum yine normal doğumu tavsiye etti. Tüm şartlar normal doğum için uygunmuş. Annem artık doğmamı istiyor. Beni taşımakta epey zorlanıyor ve ben onun tüm hayatını etkilemiş durumdayım. Herşeyini bana göre ayarlıyor. Havalarda ısındı. Aslında bugünlerde doğsam hiç fena olmıyacak. Babamın tahminlerine göre 3200Kg bulunca doğacakmışım. Hayırlısı Allahtan(c.c). Görüşmek üzere...

29 Nisan 2010 Perşembe

ilk Duam

Allah'ım!
Oburluktan,aç gözlülükten ve çok konuşmaktan sana sığınırım.
Kibirlenip böbürlenmekten sana sığınırım.
Aldatıcı fitnelerden sana sığınırım.
İki yakamızı bir araya getirmeyecek geçim sıkıntılarından sana sığınırım.
Allah'ım!
Bu günümün başlangıcını güven,ortasını barış,sonunu başarı ve sıkıntılardan kurtuluş eyle.
Günümü huzur,tövbe,bağış ve iman ile bereketlendir.
Allah'ım!
Her işimin başlangıcında yardımını, ortasında sabrını ve sukünetini, sonunda ise başarı ve ikramını diliyorum.
Allah'ım!
Yaşantıların en iyisini, ömürlerin en huzurlusunu, rızkların en genişiyle nasiplendir.
(Babamın çok sevdiği ve benim içinde dilediği bu dua benim ilk duam olacak)

28 Nisan 2010 Çarşamba

Canım Annem


Annem

Benimle bir olan
Benimle yol alan
Benimle açıkıp
Benimle doyan
Annem

Benim ağzım
Benim nefesim
Benim sesim
Benim canım
Annem

Yorulma anne
Üzülme anne
Korkma anne
Gül annem
Canım annem
Yanındayım
Sevgilerimle
Oğlun
Kemal Egemen

26 Nisan 2010 Pazartesi

Teşekkürler Çocuklar


Ben yokken bizimkiler iyi çalışmışlar...Ligi ve kupayı süpürmüşler...Maşallah...Umarım bundan sonrada bu şekilde başarıları bende yaşarım...

Babam


Bu benim eğlenceli babam...artistik bir poz vermiş...bu poz da bu sayfaya iyi gider. Bana da bunu buraya gururla koymak düşer...Ayrıca resim üzerindeki etkim gözlerden kaçmayacak gibi değil :)

Kuzenlerim


Kuzenlerim Batuhan Abim ve Tuana Ablam. 23 Nisan kutlamalarına katılmışlar.Tuana ablamın folkfor gösterisi varmış. Benimde ilk 23 Nisan kutlamam bu...İnşallah bende okulumda böyle törenlere katılıp, ablam ve abim gibi güzel gösteriler yapıcam...Bu resim onlardan bana bir hatıra ve güzel bir örnek olsun...Görüşmek üzere kuzenlerim...Banada yer açın dünyanızda...Kemal Egemen Gedik'ten sevgilerle...

Bir Hafta Sonu Kaçamağı Daha

Geçen haftaki haftasonu tatili iyi gelmişti. Bu Cumartesi ki (24 Nisan 2010 ) muayenem sonrası dokrotum emel abla gene bizi tatile (409 numaralı Konya başkentteki suitimize) gönderdi. Ben biraz aşağıdaymışım, anneminde sancıları düzenliymiş..34 haftam dolmadığından çiğerlerim gelişimini henüz tamamlamış...Erken doğum riskini azaltmak için pazartesi gününe kadar yattık...Anneme iğne ve ilaçlar verildi. Annemin sancılarını azaltmak ve benim ciğerlerimin gelişimi için...Ankardan Nazım dedem,Gülümser ve Zeliha anneler geldiler. Planımız onları evde ağırlamaktı ama, kismet buradaymış...Annem uyuyamıyor, yemek yiyemiyor, nefes almakta da zorlanıyor...Canım annem az kaldı...İnan hepsine değecek...26 Bisan 2010 pazartesi günü saat 9 gibi hastaneden çıktık..Akşama annem soğukalgınlığının etkisi ilede saat 20:00 civarı yattı...İnşallah bu sıkıntılar yakında sevince dönüşecek...

18 Nisan 2010 Pazar

Aile Geleneğimiz

Emin Adımlarla Yürüyorum


Aman Nazar değmesin, Emin adımlarla 9 aylık yolculuğu tamamlıyoruz. Allahın(c.c) izni ile mutlu sona az kaldı...Maşallah...Sırası ile tüm aşamaları geride bıraktık...Artık doğum işaretlerini takip etmeye başladık...Anne ve Babam işaretler konusunda her gün yeni şeyler öğreniyorlar... Özellikle sancıları yorumlama konusunda kendilerini epey geliştirdiler...Ne kadar iyi olduklarını doğumda göreceğiz...Bakalım doğumun geldiğini anlayabilecekler mi? Yoksa onlara yine süpriz mi yapıcam bilemiyorum...Bilsemde zaten söyleyemem,, süpriz bozulur!

4 Nisan 2010 Pazar

İlk 1 Nisan Günüm

Nisan bir eğlenceli bir güne benziyor. Anladığım kadarı ile bu günde büyüklerin saçmalama özgürlükleri var. Herkes birbirine takılıyor. Ben henüz büyük olmadığımdan onları izlemekle yetindim. Bu eğlenceli günde Babam anneme ufak bir şaka yaptı. İşlerinin yoğunluğundan bir kaç gündür eve geç gelen babam bugünde 7 civarı eve geldi. Babaannem, annem ve ben mutfakta idik. Babam lafın arasında "Yarın Ankaraya gidicem, hastane işi için" dedi. Annem ve Babaaennem tepkilerini gizlemeye çalıştılar. Babam olayın için ufak tefek ayrıntılarla doldurarak inandırmayı başardı Onları. Annem Babanım gidişini engellemede tek kozunu kulladı, umutsuzca:
-"Yarın Kadın doğum muayenemiz var!",
-Babam: "Yarın ayın ikisi değil ki!
- Annem: "Olur mu! Yarın 2 Nisan"
- Babam: "Hadi ya!O zaman bugünde 1 Nisan mı?"....... Kısa bir sessizlik sonra babama hucuuuuuuum.....Bravoo baba...Güzel bir numara....Kaaaaaaaaç.
Annem bu numaraya düşmüş olmanın şaşkınlığında. Doğrusu savunmasız yakalandılar. Ama güzel bir şamata oldu. Bende eğlendim...

19 Mart 2010 Cuma

Anneme

  • Beni Sevgi ile taşıdığından
  • Tekmelerimle mutlu olduğundan
  • Sevdiğim yiyeceklerden yediğinden
  • Kontrollerime zamanında gittiğinden
  • Benim için vazgeçtiklerinden
  • Benim için çektiğin ağrılardan
  • Benim için aldığın ....(Rakamı yazmasam!) hastane çıkışlarından
  • Benim için söylediğin şarkılardan
  • Babamla evlendiğinden (En çokta bundan)

Dolayı,

Teşekürler, canım annem

22 Şubat 2010 Pazartesi

Ciciler

ilk cicilerim ben daha ortada, fikir aşamasında yokken alınmaya başlamıştı. Annemle babam kendilerine bir şeyler bakarken Sevenhill mağazasında görmüşlerdi. Güzel bir yağmurluk. Ondanda öncesi Aliye Babaannem daha annemle babam evlenmeden adıma bir sürü takımlar örmeye başlamıştı. Harun Dedem ve Zehra anneannem de Tuana Teyzem eşliğinde 3 ay önce Ankaradan bir sürü şeyler aldılar benim için. 2 hafta öncede hastane çıkışımı bebek çantalarımı aldılar. Annem müthiş seviniyor bunlara. Alınmazsa üzülürdü de. Babam gerektikçe alınır diyor. Aceleye gerek yok. Önemli olan sağlıklı doğması diyor. Alltaki tulumu geçen cumartesi annem aldı. Bununda hatıra olarak resimlediler. Güzel bir şeye benziyor. Banada yakışır yani. Teşekkürler anneciğim. Öpüyorum seni ve sizleriiii. Az kaldı merak etmeyin... Allahın(c.c) izni ile yakında görüşeceğiz ve Tüm cicilerimi sırası ile eskiteceğim...Not: Rengimi baştan belli ettiğimi unutmayalım, Lütfen!